İN: GALATASARAY
      OUT: T.F.F
İN: ŞAPLAK
      OUT: OKAN BAYÜLGEN
İN: ORÇUN
      OUT: ÇAĞATAY
İN: HAMİLELİK
      OUT: SEREN SERENGİL
İN: SCOOTER MOTOR
      OUT: KIVANÇ TATLITUĞ
İN: SELMA ERGEÇ
      OUT: ÖZGE ULUSOY
İN: TOLGAHAN SAYIŞMAN
      OUT: SERENAY SARIKAYA
İN: MURAT YILDIRIM
      OUT: MERT FIRAT
İN: SUSKUNLAR
      OUT: KUZEY GÜNEY
İN: REİNA
      OUT: SERDAR ORTAÇ

 

1- GALATASARAY
2- BEREN SAAT
3- SİBEL CAN
4- SUSKUNLAR
5- SİNAN AKÇIL
6- MURAT BOZ
7- ESER YENENLER
8- HANDE YENER
9- ENGİN AKYÜREK
10- SİNEM KOBAL

 

1- HAKAN MERİÇLİLER
2- PINAR ALTUĞ
3- SERDAR ORTAÇ
4- HÜLYA AVŞAR
5- ÖYKÜ ÇELİK
6- CEM YILMAZ
7- NECATİ ŞAŞMAZ
8- YILDIZ TİLBE
9- BÜLENT ERSOY
10- NEJAT İŞLER

.

Akdeniz

İKSV-X

Kebap

KÖŞEBAŞI

TürkMutfağı

BORSA

Meyhane

CALAMATA
Balık EFTALYA
İtalyan PAPERMOON
Cafe SALAMANJE
Uzakdoğu DRAGON
Klüp REINA
Kahvaltı KALE
Bar BIBER
Sushi SUNSET
Ambiyans CAHİDE 3D
 

1-BULMACA
2-ROTA
3-SON BAHAR
4-SENDEN SONRA
5-ES
6-SOĞUK ODALAR
7-ALIŞKIN DEĞİLİZ
8-MESAJIMI ALMIŞTIR O
9-HANİ BİZ
10-ÇIKMAZ SOKAKLAR

        
TAYFUN TOPAL
KAFF'TA CANIMIZ ALLAH'A EMANET!
Merak edip gittiğim ve “Pavyondan bir farkı yok” dediğim Kaff’ta olaylar üst üste gelmeye başladı
Merak edip gittiğim ve “Pavyondan bir farkı yok” dediğim Kaff’ta olaylar üst üste gelmeye başladı
23.10.2011 12:55:00

Burası daha önce Der Die Das adında bir mekân olarak hizmete girmiş. Sahipleriyse çok enteresan! Biri reklamcı Murat Patavi, diğeri batık işletmeci Ender Saral. Saral, daha önce Lal Dedeoğlu’yla birlikte işler yapıyordu. Sonra havalara girip kendisini İzzet Çapa zannetmeye başlayınca işleri kötü gitmeye başladı, zaten sonra da battı. İkili, yanlarına işletmeci Mehmet Davran’ın katılmasıyla mekânın adını değiştirip vur patlasın çal oynasın tarzında bir konsept oluşturuyorlar. Piyasa adlı mekânın çok iş yaptığını gören iki uyanık, Mehmet Davran’ı Piyasa’dan transfer ederek yola böyle çıkıyorlar. Konseptleri önce rahat rahat yemek yiyebileceğiniz, hatta pazarları kendin pişir kendin ye tarzıymış. İş yapmayınca bir gecede her şeyi değiştirip Türkçe müzik çalınan bir yere dönmüşler. Her iki ortağın da Türkçe müzikle alakası yok.


Tüm söylediklerim bir bir ortaya çıkıyor. Geçtiğimiz hafta meslektaşım Tuğçe Tatari de merak edip buraya gitmiş, ama başına gelmeyen kalmamış; mekânda ceketi çalınmış. W Otel’in içinde bulunan bir mekânda nasıl güvenlik kamerası olmaz, anlamış değilim. Sağa bakıyorlar, sola bakıyorlar, yok. En sonunda soluğu karakolda alıyor. İşte Kaff böyle bir yer. İşletmecisinin her gece barın üstüne çıkıp göbek atmasıyla olmuyor maalesef. Canınız Allah’a emanet. Yasaklara uyan yok. Herkes püfür püfür sigara içiyor. İlçenin Belediye Başkanı İsmail Ünal, neden bir işlem yapmıyor, anlamış değilim. Yaşları küçük kızlar ortada cirit atıyor ama yine kimse bir şey yapmıyor. İlla ki kötü şeyler olduktan sonra mı müdahil olacaksınız, merak ediyorum. Kaff için artık “Çok eğlenceli bir yer” diyen gazeteciden şüphe duyarım. Her şey açık seçik ortada. Eğlence seviyesinin yerlerde olduğu bir mekânda eğlensem ne olur, eğlenmesem ne olur?


DEVELİ'DE HANGİ OTELCİNİN MASASINA FARE DÜŞTÜ?


Yılların duayen kebapçısı Develi’ye neler oluyor, anlamış değilim. Önemli olan çok büyümek değil, hijyenik bir ortamda doğru hizmet vererek müşteriyi memnun etmektir. Develi Samatya’ya ilk gittiğimde kendimi başka bir dünyada bulmuştum. Muhteşem Antep yemeklerini say say bitmezdi. İnanılmaz bir ambians vardı. Daha sonra büyümeyi hedeflediler. Kalamış, Etiler, Kozyatağı derken büyüdükçe büyüdüler. Oysa Hamdi gibi kalabilirlerdi. Peki bu büyümenin sonunda sağlıklı hizmet verebiliyorlar mı? Ben ona bakarım. Etiler’in göbeğindeki Develi’ye Cratos Otel’in sahibi Murat Bozoğlu arkadaşlarıyla yemeğe gidiyor. Tam başladıkları sırada masaya tavandan kocaman bir şey düşüyor. Önce ne olduğunu anlamıyorlar. Sonra bakıyorlar ki bildiğin fare. Tabii ki ortalarda personel yok. Masadaki bağrışmadan herkes olan biteni kare kare görüyor. Birçok masa Develi’yi terk ediyor. Murat Bozoğlu da kibarlık olsun diye kasaya gidip hesabı ödüyor. Onlar da sadece “Özür dileriz” deyip basit bir şey olmuş gibi hesabı alıyorlar. Bu ne biçim işletme mantığı, bu nasıl zihniyet? Gözünüzü para hırsı bürümüş. Masaya fare düşüyor ve siz buna rağmen yine de hesap alıyorsunuz. Adamdan özür dileyip ertesi gün de ziyaretine giderek kendinizi affettireceğinize, kalkmış hesap alıyorsunuz. Aynı şeyi Dükkân Şahan Gökbakar’a yapmıştı. Hatta garson “Madem fare gördünüz, yüzde 10 indirim kazandınız” diye de sözde espri yapmıştı. Bazen bu sektörde olanlara bir anlam veremiyorum. Kişi başı 100 TL ödediğin bir mekânda bile fare çıkabiliyor. Ben istediğim kadar yazayım, tüm bu olanlar yarın unutulup gidiyor. Bunun üzerine Allah’ın bir kulu gidip denetim yapacak mı merak ediyorum. Tabii ki Beşiktaş Belediyesi memurları uyumuyorsa...


CİPRİANİ YENİ KİMLİĞİYLE KIŞA HAZIR

Bir dünya markası olan ve İstanbul’un en iyi İtalyan restoranlarından biri sayılan Cipriani’nin yönetimi artık tamamen Mubariz Mansimov’a geçti. Geçtiğimiz yıl açılan ve çok ses getiren Cipriani’de büyük değişimler oluyor. İtalyan yöneticilerin ağırlıklı olduğu mekânda zaman zaman sorunlar çıkıyordu. Uzun süren görüşmeler sonucunda Cipriani, artık bu işi çok iyi bilen, Papermoon’dan tanıdığımız Erol Usta’ya emanet edildi. Baştan sona değişime giden ve mönülerde de ufak tefek değişiklikler yapan Cipriani, artık kışa hazır. İstanbul’da, gerçekten güzel bir ambiansta yemek yemek istiyorsanız Cipriani, en iyi yerlerden biri diyebilirim. Özel tasarlanmış tabaklar, bardaklar ve fincanlar çok şık. İlk açıldığında fiyatlardan şikâyet ediliyordu ama artık o sorun da kalmamış. Mekânın eski görkemli havası devam ediyor ama insanı da sıkmıyor. Daha önce sigara içmek için giriş kapısının önüne çıkılıyordu ama buna da artık gerek kalmamış; muhteşem bir teras yapmışlar. Ön tarafı sigara içenler tercih ediyor.


Cipriani, bu sezon yeniden küllerinden doğacak. Erol’un harikalar yaratacağına yürekten inanıyorum. Bir zamanlar bar şefi olan Sabri Apatarkan, salon şefliğine geçti. Satış ve Pazarlama Müdürü Ayşegül Topaloğlu’nun güler yüzlülüğü ve birikimleriyle Cipriani, daha da güçlenecek ve bu sene tavan yapacak. En büyük patron Mübariz Bey, parayla çok işi olmadığı için bu sene daha duygusal davranıyor. Cipriani, dünyanın her yerinde çok iyi iş yapıyor. Dünya starlarının buluşma noktası, İstanbul’da niye böyle olmasın? Şimdilik tek hedef bu sanırım. Denemekte fayda vardır. Lüksü ucuza almak herkesin işine gelir.

Bu haber 9592 kere okundu.
    
Bu Habere Oy Ver :
  
 

1- Diktatör
2- Koruyucu
3- Can
4- Yenilmezler
5- Ekümenopolis: ucu Olmayan Şehir
6- İnanılmaz Örümcek Adam
7- Kan Ve Aşk
8- Moonrise Kingdom
9- Sevimli Kedi İş Başında
10- Vücut

Tüm Filmler

 
 
 

1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10       Önceki gün >
Magazin | Gece Hayatı | Medya | Dedikodu | Televizyon | Dünyadan Magazin
Ana Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Anket | Arşiv | RSS | Künye | İletişim
Ayaklı Gazete’de yayınlanan her türlü haber ve yazı kaynak belirtilmeden kullanılamaz.
Copyright © 2009 Ayaklı Gazete
editor@ayakligazete.com
--> magazin haberleri