
İN: TEMPLE RUN
OUT: ANGRY BIRDS
İN: KEMAL-KADİR DOĞULU
OUT: KENAN-OZAN DOĞULU
İN: LOADING BABY
OUT: BABY ON BOARD
İN: İSTANBUL KASABASI
OUT: MEGAN FOX
İN: MEHMET DERELİ
OUT: MEHMET TECİRLİ
İN: HIRKA
OUT: NURİ BİLGE CEYLAN
İN: PORTAKAL TOPLAMAK
OUT: SAHNEDE DANS
İN: BERLİN KAPLANI
OUT: BERLİN IN BERLİN
İN: PUAN SİLİNMESİ
OUT: KÜME DÜŞME
İN: MAZOTLA KONSER
OUT: PARAYLA KONSER
1- CAN BONOMO
2- MELTEM CUMBUL
3- ALİŞAN'IN BONKÖRLÜĞÜ
4- SANAT DÜNYASININ NANKÖRLÜĞÜ
5- GÜLBEN'İN GS'YE GEÇMESİ
6- SIRA GECESİNDE İÇKİ İÇİLMESİ
7- ÇİÇEKLE GÖNÜL ÇALMAK
8- ALIŞVERİŞTE İÇLİK ALMAK
9- KIŞLIK SİYAH BERE
10- BEYAZ BLACKBERRY
1- MALİ'NİN IRMAK AŞKI
2- SERDAR'IN KUMAR AŞKI
3- TWITTER DÜNYASI
4- EUROVISION RÜYASI
5- FUTBOLU YORUMLAMAK
6- SABRİ'Yİ FUTBOLA ZORLAMAK
7- YURT DIŞINDA EVLENMEK
8- İŞ ÇIKIŞI EĞLENMEK
9- NİŞANTAŞI'NDA VOLTA ATMAK
10- BOĞAZ'A OLTA ATMAK
| . | ||||||||||||||||||||||||||
|
1-Murat Boz - Geri Dönüş Olsa
2-Model - Pembe Mezarlık
3-Alişan - Melekler İmza Topluyor
4-Ferhat Göçer - Unutulmuş Ço
5-Sezen Aksu - Vay
6-Bengü - Saat 03:00
7-MFÖ - Hep Yaşın 19
8-Öykü Gürman - Yalan Gözlerin
9-Hüsnü Şenlendirici - Hüsn-ü Hicaz
10-Gece - Yarım


Servisimizden Başak Çokan'ın Hakan Ural ile yaptığı röportaj çok ses getirdi. Tabii röportajı herkes kendi bakış açısıyla okudu. Kimi Hakan'a kızdı, 'Ne gerek var bunları konuşmaya' dedi, kimi de çocuğuyla konuşmadığı için Sibel Can'ı haksız buldu. Ama hepsi boş... Kimse aile içinde neler yaşandığını bilemez. Dolayısıyla Hakan Ural'ın o açıklamaları, hangi ruh hali ve hangi gerçekler eşliğinde yaptığını bilemiyoruz. Sibel Can'ın suskunluğunun altında yatan nedeni de bilemiyoruz. Ama gerekçeler ne olursa olsun, ortada çocuklar var. Hakan Ural'ın da dediği gibi Melisa ile Engincan onların çocukları olmanın bedelini ödüyorlar. Ama Hakan'ın da artık; "Eğer bana ithamda bulunup çamur atarlarsa, ben de tüm gerçekleri ortaya saçarım" söyleminden vazgeçmesi gerek.
PSİKOLOĞA GEREK YOK
Anne-babanın arasında yaşanan sorunların çocuklar üzerindeki etkisini kendisi gayet iyi tespit etmiş zaten. Psikoloğa gerek yok. Haftalardır devam eden bu çekişmenin sonlanması için aklı selim birine ihtiyaç duyulduğu su götürmez bir gerçek. Onlar bu sorunu aşamıyor olabilirler. İletişim kilitlenmiş olabilir. Ama iki tarafın tanıdıklarından biri çıkıp da, "Çocuklar bu iş böyle yürümez. Haydi biraraya gelin, konuşun. Bu çocukların bu psikolojiyi atlatıp keyifle yaz tatillerini yapması gerek" diyemez mi! Hakan Ural çok iyi baba olabilir. Sibel Can da çok iyi anne olabilir. Ama anne ve babalık birbirinden bağımsız bir şey değil ki! Yani yönetmek gerek durumu. Sibel Can'la bu konuları birkaç kez konuştum. Hakan'ın açıklamalarından sonra bir kez daha aradım, ama o da hala aynı söylemi devam ettiriyor. Sibel de şöyle dedi: "Asıl benim konuşacak çok şeyim var. Ama çocuklarımın babasıdır. Gereken cevabı insanlar zaten veriyor. Çocuklarım büyüdüklerinde neyin ne olduğunu anlayacaklar." Gördüğünüz gibi o 'konuşulacak çok şeyler var' söylemi devam ettikçe bu dava bitmez.
Ajda'nın çuvalını gördüm
Nur Yerlitaş'ın atölyesine girdim, salonun kapısını açtım; karşımda Ajda Pekkan... Çuvaldan yapılan elbisenin provasına denk gelmişim. Yani 'Çuval giyse yakışır' sözü gerçek olmuş. Kumaşı elliyorum; sahiden çuval, bildiğiniz çuval. Ama Nur onu öyle bırakır mı? Taşlar, pırıltılar var tabii... Çuval esprileri gırla giderken bir baktım, Ajda bu kez bambaşka bir kadın olarak karşımıza geldi. (Siyah elbise ile bu kez bir başka kadın oldu. Onun sürprizini de bozmayayım, konsere kalsın.) Sonunda bir de bir gelinliğin duvağıyla 'duvak şov' yaptı. (Bu konser programına dahil değil tabii.) Ali Eyüboğlu sürekli "Ajda'nın kıyafetlerini değil konser performansını konuşmalıyız" diyor ama bence Ajda her şeyiyle konuşturduğu için süperstar zaten... Cesur olanı denediği için, yeniliklere açık olduğu için süperstar.

Gecelerin kadınları
Bütün gün kuaförlerde hazırlanıp, gece sosyalleşmeye çıkan ve tek işi bu olan pekçok kadın var şehirde. Hepsi de maşallah pek bir havalı. Onlara siz de pekçok yerde rastlıyorsunuzdur. Bu tür kadınların tek amacı o gece için kendine bir partner bulmak. Ve onun sayesinde havalı bir biçimde dolaşmak. Sadece bir kulübe girmek bile yeterli bazıları için. Ama bazıları için gece; nakit akışını sağlamak demek... Geçenlerde sıcağı sıcağına bir olay duydum, "Vay be" dedim. Meşhur bir yazlık beldede, bir kulüpte genç bir kadın bir erkekle samimi olmuş. Arkadaşça! Sonra "İçkiliyim, beni gideceğim yere bırakır mısın?" demiş. Erkek de "Tabii" demiş. Arabaya binmişler. Birkaç dakika sonra kadın avaz avaz bağırmaya başlamış: "Çantamda 500 Eurom vardı, bulamıyorum" diye... Erkek şaşırmış tabii. Bütün iyi niyetiyle, "Geri dönelim. Belki oralarda düşürmüşsündür" demiş. Kadın oralı olmamış. Ve sonra birdenbire "Sen çaldın" diye erkeği suçlamış.
KARAKOLA GİDELİM!
Erkek hem şaşırmış hem korkmuş. Kadının haykırışları bitmeyince "Hadi o zaman karakola gidelim" demiş. Kadın gitmek istememiş ve sonunda ne demiş biliyor musunuz; "En iyisi sen bana 100 lira taksi parası ver, ben gideyim." Böyle bir bela yaşayınca ne yaparsınız; hemen verirsiniz parayı tabii. Nitekim kadın parayı almış, toz olmuş. Eee, bu da bir sektör olmuş. Onun için siz siz olun, içkili kafayla tanıştığınız kadınlarla yakınlık kurmayın!

|
|
1- Çizmeli Kedi
2- Berlin Kaplanı
3- Kurtuluş Son Durak
4- Neşeli Ayaklar 2
5- Ejderha Dövmeli Kız
6- Karanlık Saat
7- Bu Son Olsun
8- İçimdeki Şeytan
9- Zenne
10- Kaçış
Tüm Filmler
