Tarih; Bundan birkaç gün önce
Yer; Kalamış Yat Limanı'nın önündeki cadde
Saat; Akşam suları 20:30 - 21:00 civarı
Olayın Kahramanları; Sosyetik bir güzel, bir bey ve bir ahlak polisi...
Olay şu şekilde gelişir; Akşam saatlerinde polis aracıyla devriye gezen bir toplum polisi, Kalamış civarında giyim tarzından, saçından ve makyajından şüphelendiği bir kadını takibe alır ve kadının hayat kadını olduğundan şüphelenir.
Nitekim takip ettiği kadın dakikalar sonra caddenin kenarında kaldırımda bir beyden beyaz bir zarf alırken polis arkadaşın radar gibi açık gözlerine yakalanır. 'Hayat Kadını'nı iş üstünde yakaladığını düşünen polisimiz, hemen olaya müdahale eder ve hem hayat kadını sandığı sosyetik güzelimizi, hem de ona zarf veren kişiyi gözaltına almak ister. Ayrıca zarfı açtığında içinde bir tomar para olduğunu görünce şüphelenmekte haklı olduğunu düşünen polis akradaş, akşam akşam, iyi bir iş çıkardığını düşünür ki, sosyetik güzelimiz atılır ve yanlış anladınız, yanlış yapıyorsunuz, ben düşündüğünüz tarzda biri değilim, ben filan filanım demeye çalışır. Bir an duraksayan ve ne olduğunu anlamaya çalışan polis kahramanımız, kısa bir kimlik kontrolünden sonra gerçeği anlar ve gerçekten de hayat kadını sandığı kişinin aslında hayat kadını olmadığını, sosyetenin önde gelen güzellerinden biri olduğunu anlar. Bu arada sosyetik güzelimiz başına gelen bu talihsiz olay nedeniyle ağlamaya başlar.
Olayın aslı şudur; Sosyetik güzelimiz Verda Penso, tatile çıkması için gerekli olan parayı almak için soluğu Kalamış'ta almıştır. Kalamış'ta babasının bir yardımcısının elinden içi para dolu zarfı aldığı sırada polisin keskin gözlerine yakalanan sosyetik güzel Verda Penso, bir anda ne olduğunu anlayamadan, polis tarafından gözaltına alınmak istenmiş ve hayat kadını olduğu sanılmıştır.
Neyse ki durum çabuk anlaşılır ve istenmeyen olaylar yaşanmaz...
.jpg)