Türkiye ne zenginler gördü. Kimlerin nelerine şahit oldu. Ancak Ali Ağaoğlu çok bir başka çıktı.
İnşaat sektöründe önemli bir konumda olan medyatik işadamı, gün geçmiyor ki genç sevgilileriyle ve dudak uçuklatan birbirinden pahalı ve lüks araçlarıyla medyada yer almasın. Tüm bunlar bir yana 'ben görgüsüz biri değilim' demesi de ayrı bir olay.
Madem görgüsüz değilsin neden otomobil garajını medyaya açarsın be adam? Türkiye'de başka zenginler yok mu, Sabancı'lar, Koç'lar, Şahenk'ler mesela. Hiç oların aile fertlerinin herhangi birinin, araç garajlarını medyayla paylaştığına şahit oldunuz mu bu güne kadar. Onlar görgüsüz değillerse Ali Ağaoğlu ne? Ali Ağaoğlu görgüsüz değilse onlar ne?
Sen hem bilmem ne kadar tutarındaki araba garajını basına açacaksın, birbirinden lüks arabalarının önünde poz vereceksin, sonra da 'Ben görgüsüz biri değilim, bende para babadan, hatta dededen beri var' diyeceksin. Paranın kaynağının geçmişe dayalı olması, insanın görgüsüz olduğu gerçeğini gizlemez, ortadan kaldırmaz ki!. Bir söz şöyle der; 'Geçmişiyle övünen insanlar patates fidesine benzer, en güzel yanları toprak altındadır.'
Ağa'lık o kadar kolay olmamalı. Ağa'lık hava atma, caka satma olmamalı. Ağa'lık eminim ki Ali Ağaoğlu için fantastik bir durum. Soyadığının "Ağaoğlu" olmasına en çok da arabalarına AGA plakası alabildiği için seviniyordur.
Hiçbir söylemi bir sonrakini fiilini desteklemeyen Ali Ağaoğlu'nu ciddi anlamda sosyal sorumluluk projelerinin içinde görmek isteriz. İsteriz, çünkü bu güne kadar medyada yer aldığı konular, gerçekte yer alması gereken konuların çok uzağında ve medyadaki algısı, bir işadamlığından, bir sosyal sorumluluk bilincindeki müteşebbisten çok, tiki çocuklar gibi bir havası var Ali Ağaoğlu'nun.
Aslında ne yapmaya çalıştığı belli; 'Yaş altmış, iş bitmemiş' mesajı vermeye çalışıyor Ali Bey. Bakın Erdal Acar'a, piyasanın belki de görüp görebileceği en hızlı çapkınıydı bir zamanlar. 40'ına geldi, baktı ki bu işlerin sonu yok, inzivaya çekildi, evlenip çoluk çocuğa karıştı. Ali Bey ise maşallah 60'ından sonra coştu. Kim bilir, daha da ne kadar coşacak?