Demet Akalın’ın “Bebek” adlı şarkısından sonra mıdır nedir bilmiyorum ama, Bebek’te fiyatlar aldı başını gidiyor. Koca Bebek’teki bütün mekanlar kalburüstü insanlara hitap ediyor. Orta gelirli bir vatandaşın Bebek’te oturup da bir şey yemesi ya da içmesi mümkün değil. En basitinden bir örnek verecek olursam, bakkallarında satılan suyun fiyatı bile, her yerde satılan suyun fiyatının iki katı kadar. Kaldırımlara kadar taşan müşterileriyle, ünlü mekanlarında ki fiyatları varın sizin düşünün. Bizim insanımız kalitenin adını fiyatından anlar olmuş. Hangi mekan diğerinden daha pahalıysa, o mekan daha kaliteli olarak kabul görüyor ve orası dolup taşıyor. Böyle bir zihniyete ev sahipliği yapan Bebek’te, mekanlar arasında ki rekabet de bir hayli ilginç oluyor. Bu rekabette aynı marka suyu en pahalıya satan mekan, kalitesine kalite katıp dolup taşıyor. Dolup taşan mekanların başında ise Lucca geliyor. Öyle tipler görüyorum ki, aldığı bir bardak içki ile bütün geceyi bu mekanın kaldırımında geçiriyor. Sorsanız oranın müdavimi ama, daha bir kere mekanın kapısından içeri girmişliği yoktur, sadece kaldırımda oturur. Bu müdavimler arasında birçok yazar, şarkıcı, yönetmen ve oyuncu var. İsim vermeme gerek yok, merak eden bu mekanın kapısından bir gece geçsin ve kimleri kastettiğimi görsün. Marjinal görünmek için her şeyi yapan ve elinde bira şişesiyle bu mekanın kaldırımlarında saatlerce oturan ünlü simaları, yolun karşı tarafında ki Bebek Taksi durağına davet ediyorum. Bir akşam yerinizden kalkın, üç adım atıp yolun karşısına geçin ve hayatınızda görünmediğiniz kadar marjinal görünmenin keyfini, Bebek Taksi durağının çay ocağında demlenen çayı, ince belli bardakla yol kenarına park etmiş araçlara dayanıp içerek yaşayın. Marjinal görünmek adına her şeyi yapan siz, hadi bunu da yapın diyeceğim ama, önce Bebek Taksinin 50 kuruşluk çay fiyatını 15 Türk lirası yapması gerekiyor. Pardon zaten sizin o tarafta 15 Türk Lirası mıydı neydi? Gelmeniz için buranın 20 Türk Lirası yapması gerekiyor.
Selametle…