BODRUM'DA KAZIKLI EĞLENCE DEVAM EDİYOR!
Akşam gazetesi köşe yazarı Tayfun Topal'ın yazısı...
18.07.2010 12:42:00

Pek çok okuyucum, Bordum'daki uçuk fiyatlardan yakınıyor. Ben, 'Bir daha gitmem' demiyorum ama herkesin şapkasını önüne koyması ve bir şeyleri düzeltmek için harekete geçmesi şart.


Geçen hafta yine Bodrum'daydım. Bu kez konaklamak için Voyage Türkbükü'nü seçtim. Voyage, hem Türkbükü içinde hem de değil. Eğlence istediğinde eğlence, dinlence istediğinde dinlence.
Voyage Türkbükü, Hebil Koyu'nda. Deniz harika, iskelede güneşlenirken bin bir çeşit balığın önünüzden geçtiğini görüyorsunuz. Otel bu yıl yenilenmiş, fiyatlar uygun. Sezonda kişi başı her şey dahil 300 TL. Daha önce paylaşmıştım, diğer otellerde geceliği 400 Euro'ydu. Kim bilir belki şimdi daha da yükselmiştir.


Daha önce de Türkbükü'ne gittim. Açıkçası hesap ekstresinde yazan rakamları gördükten sonra biraz ürktüm, biraz da enayi yerine konulmak istemediği için gece eğlencesine katılmadım. Düşünün Kuum Otel'de bir ayran içmek için cebinizden 15 TL çıkarıyorsunuz. Benim severek gittiğim tek mekan var; Maça Kızı... Ambiyans güzel. Bodrum'da hatırı sayılır kaliteli bir alıcısı var. Akşamüstü düzenlenen partiler bunu gösteriyor. Bu partiler eskiden daha erken biterdi, şimdi millet kalkmak istemediği için saat 22.00'ye kadar sürüyor. Önümüzdeki yıl için naçizane bir de tavsiyem var. Bar alanını Lucca gibi dizayn edebilirler. Sohbet etmeye izin verecek kadar müzikle, orayı daha da keyifli hale getirebilirler. Bunu Sahir Erozan'a söyledim. Ama yemek müşterisi çok olduğu için öyle bir şey yapamayacağını söyledi. Olsun, ben yine de umutluyum. Çünkü tatile gidip sabahlara kadar gezip tozmak istemeyenler de var. Hem fiyatlar hem de yarım saatte bir adettenmiş gibi çıkan kavgalar tatilin anlamını yitirmesine neden olabiliyor. Kim böyle bir ortamda olmak ister?


Gerek dostlarım, gerek okuyucularım; herkes gittiği yerlerde yaşadığı sıkıntıları benimle sıkça paylaşıyor. Şimdi tek tek konulara girmek istemiyorum ama biri var ki, onu anlatmadan geçemeyeceğim.


MAÇA KIZI VE CHOCOLATE FARKI
Çok ünlü bir mekanda, müşterinin biri kartını unutmuş ve bu karttan 50 bin TL çekmek için girişimde bulunulmuş. Ancak ek kart olduğu için başarısız olmuşlar. Daha sonra olay ortaya çıkmış, mekan sahipleri 'Biz öyle bir şey yapmayız, personel yapmıştır' demiş. Sanki o personel orada çalışmıyor! Bu kadar pişkinlik karşısında insanın ağzı gerçekten açık kalıyor. Hani ne olursa olsun, insan böyle bir durum karşısında bir özür bekliyor, biri çıksın, 'Kusura bakmayın, gerekeni yapacağız' desin istiyor. Bunun gibi birçok örnek var. Şikayetleri yazsam sonu gelmez. İşin aslı şu; mekancıların gözünü para hırsı bürümüş. Maça Kızı'nı sevme nedenlerimden biri de bu. İçeriye girerken bir kart veriyorlar. Yediğin, içtiğin ne varsa, gözünün önünde o karta işliyorlar. Yan masanın hesabını sana yazmaları söz konusu olmuyor yani. Kim kime ne ısmarladığını biliyor. 240 TL'ye Moet&Chandon şampanya içiyorsun daha ne olsun? Türkbükü'ne indiğimde uğramadan geçemeyeceğim yerlerden biri de Chocolate... Mekanın başındaki Süleyman Köse, her ayrıntıyla bire bir ilgileniyor. Gittiğim gün Onur Şan, yeni sevgilisi olduğu iddia edilen Ceren Hindistan ile yemek yiyordu. 'İstanbul'da yaptığınız dolmadan var mı?' deyince, 'Olmaz olur mu?' dediler. Bu kadar güzel bir dolma çok az yerde yemişimdir. Arkadaşlarım salata yedi. Hesap gayet mantıklı, hatta bu konudaki hassasiyetimi bilen Süleyman Köse, 'Fiyatlarımız uygun değil mi?' diye şakasını da yaptı. Bu arada gece yarısında sonra kapalı yerleri varmış. İstanbul'daki Scotch gibi orada sadece Türkçe müzik çalıyorlarmış. Adını 'Bükü Türkçe' diye düşüyorlarmış. Sabaha kadar eğlence sürüyormuş. Perdeleri kapatıp etrafa rahatsızlık vermeden yapılan bu eğlenceyi çok merak ediyorum. Mutlaka gideceğim.


ALİ SAYAR VE 5 ODA

Ali Sayar ekmeğini taştan çıkaran bir insan. Her zaman takdir etmişimdir. Bana göre çok beyefendi ve çok düzgün bir işletmeci.O yüzden çalıştığı yerlerde patronla anlaşamıyor. Çünkü bazı işletmeciler gibi değildir, ahlak kavramı olmayan işletmeciler var. Müşteriden çok içen, sabah kadar dağıtan, ama Ali’yi hiçbir zaman öyle görmedim. Geçen sene 5 oda altında Türkbükü’nde yeni bir butik otel açtı. Sadece beş odası var ama muhteşem bir yer. Bazen çok iyi kaliteli müşteri ailece gidip kapatıyorlar. Önünde muhteşem bir teras var. Pazar günleri bu terasta kahvaltı veriliyor. Bodrum’a gittiğinizde mutlaka kahvaltı etmeniz gereken yerlerden birisi. Ne ararsan var. Yok yok… zaten Pazar sabahı oturacak yer yok. İyi bir kahvaltı yapmak isteyen buraya geliyor. Yemekleri aynı şekilde çok güzel ve çok sakin. Türkbükü’nde gidilip oturacak yerler arasında geliyor. Pazar günü tam dönmeye yakın tesadüf Ali Sayar’ı gördüm. Yaklaşık bir aydır Bodrum’daymış. Pavyon’u Virgin Otel’in içinde açmışlar davet etti. Ama Emre Ergani’nin olduğu yere gitmiyorum. Emre’nin olmadığı bir gün Ali Sayar’a mutlaka gideceğim. Çok iyi bir yer yapmışlar Bianca Beach’i oraya taşımışlar. Cuma-Cumartesi Cenk Eren İstanbul’daki gibi harikalar yaratıyormuş. Giden bir daha gidiyormuş. Bence çok iyi proje biraz Türkbükü’nün dışına çıkmak gerekiyor. Orda artık neydi belirsiz o kadar çok mekan oldu ki kaliteli bir yer olsa bile onların arasında göremiyorsun.


www.ayakligazete.com.tr sitesinden 21.05.2012 23:30:48 tarihinde yazdırılmıştır.