Bolu Mengen'deki bir gece klübünde Dj Ufuk Tan'ın düzenlemesi olan, yöreye ait "Halime" türküsü ile Ata Demirer'in seslendirdiği "Yandan Halimem Yandan" türküsü yüzünden gençler arasında kavga çıktı.
Ayakligazete.com'un haberine göre, gençlerin eğlendikleri gece klübünde iki türkünün hareketli versiyonlarının çalınmasıyla ilgili tartışma yaşandı. Bolulu gençler kendi türküleri yerine eğlendikleri mekanda sürekli Ata Demirer'in Yandan Halimem Yandan şarkısının çalınmasına tepki gösterdiler ve eğlendikleri mekanın dj'i ile, mekan sahipleri ve korumalarla tartıştılar.
Sonradan tatlıya bağlanan olayın ardından, gece boyunca Bolu türküsü olan Halime ile, anonim bir Trakya türküsü olan Ata Demirer'in Yandan Halimem Yandan şarkısı ard arda çalındı.
İki şarkıyı da alttaki videolardan izleyebilirsiniz.
İşte; Bolu Mengen yöresine ait "Tombalacık Halimem" Türküsü'nün Sözleri;
kiraz aldım dikme'den halime'm dallarını bükmeden
bir armağan ver bana halime'm ben gurbete gitmeden
tombalacık halime'm taşbaşı'na gel
ben gidiyorum bolu'ya düş peşime gel
ocak başında kaldım halime'm ince fikire daldım
kapılar açıldıkça halime'm seni geliyor sandım
alçaklara kar yağıyor üşümedin mi sen
bu işin sonunu düşünmedin mi
tütün aldım hendek'ten halime'm hekim gelir devrek'ten
hekim buna ne desin halime'm yangınımız yürekten
Bu da, Tombalacık Halimem Türküsü'nün yürek burkan hikayesi.
Bolu'nun bir köyünde köyün zenginlerinden birinin Halime isminde güzel bir kızı vardır. Güzelliği dillere destan bir kız. Bütün köy delikanlıları ona tutkundur. Gece gündüz onun hayaliyle yaşarlar. Ama o, Mehmet isimli yakışıklı bir genci sevmektedir. iki genç vakit buldukça taşbaşı'nda buluşurlar, gelecekteki günlerini hayal ederler. Taşbaşı denilen yer, üç başı uçurum bir dağ başı. Onlar öyle her an hayal kuradursunlar bir gün acı bir haber gelir kulaklarına. Babası Halime'yi şehirde oturan zengin birine verecektir. Gençlerin ve onların sevdalarını bilen köy halkının yalvarma ve yakarmaları boşa gider. Babası kararlıdır. Gelin gideceği gün Halime gelinliğini giyeceği yerde Mehmet'le buluşup yine Taşbaşı'na gider. Ertesi gün Taşbaşı'nda bu iki sevgilinin cesedi bulunur.