Geçtiğimiz hafta Ebru Yaşar'ın Cezair sokağında 'Gamsız Meyhane' adlı mekan da doğum gününü kutlamak için rezarvasyon yaptırmış. Yakın dostları, ailesi ve ünlü arkadaşları ile baş başa doğum gününü kutlayan Ebru Yaşar gazetecilerin mekana gelmesi ile masasından kalkarak gazetecilerin yanına geldi.
Biz gazetecilerin ve Ebru Yaşar'ın arasında ilginç diyaloglar geçti. Ebru Yaşar'ın anlamsız cevapları ve ilginç çıkışları biz gazetecileri şok etti. Biz Ebru Hanım'a doğum gününü görüntülemek ve kendisinden bir kaç cümle almak için ricada bulunduk. Ancak Ebru Yaşar öyle bir cevaplar verdiki şok üstüne şok yaşattı. Kendisi 'Doğum günümü görüntüleyemezsiniz ve röportajda yapamayız' cevabını verdi. Buraya kadar herşey normal. Kendisine neden görüntü veya röportaj yapamayacağımızı sorduğumuzda ise; 'Şu anda bu imkansız, misafirlerimle ilgilenmeliyim, yakında yeni albümüm de çıkacak o zaman bol bol sizinle konuşacağım zaten. O zamana kadar sizinle konuşmak istemiyorum' diye cevap verdi. Şimdi ben soruyorum Ebru Yaşar'a. Doğum gününde bizi hiçe sayıyorsun ama albümün için bizden de destek bekliyorsun, o zaman ben sana söyliyeyim... Bizi hiçe sayıyordunya doğum gününde, biz de seni albümün çıktığı zaman hiçe sayacağız. Bize o gün o terbiyesizlik yaptın, sonucuna da sen katlanacaksın. Biz kaybetmedik sen kaybetin. Biz senin o doğum gününü görüntelesek ne olur, görüntülemesek ne olur? Bizim bir kaybımız yok, dünya starı da değilsin, 'kafa' diye nitelendirdiğimiz bir sanatçı da değilsin. Normal, sıradan sanatçı adı altında nitelendirdiğimiz bir şarkıcısın. Kimse kapında da beklemez senin için gecesini de heba etmez. Değer verip oraya geldiysek kısa bir şeyler de olsa söylemen gerekirdi. Oraya gelen kamera ve gazeteci'nin elindeki makinalar çok güçlü kurumları ve kişileri temsil eden kameraman ve muhabirlerdi. Aslında hata bizde sana değer verip oraya kadar geldik ama değerli görülecek biri olmadığını o gün anladık. O günki muhabirler artık Ebru Yaşar'ı ne çekecek ne de destek verecek. Ebru Yaşar sen bu kafa ile nasıl yaşarsın bilemiyorum. Ama böyle gidersen senden ne köy olur ne de kasaba. Bu tarz olmaya devam edersen Ebru Yaşar ismide gün gelir unutulur gider. Örneklerini de çok gördük ve sen de gördün. Hadi şimdi sen düşün. Şunu da unutmadan ekleyeyim, 'kardeşim' diye nitelendirdiğin Yaşar İpek'e sordunya kızarak 'sen mi aradın' diye. Yaşar bu zamana kadar ne kendi için ne de başkasının reklamı için kimseyi aramadı. O gün bizi hiçe saydığın gibi 'kardeşim' diye nitelendirdiğin Yaşar'ı da hiçe saydın ve bizlerin yanında onu küçük düşürdün. Bir özür de 'kardeşin Yaşar'a borçlusun. Başlıktaki gibi bu kafa ile çok yaşamazsın Ebru Yaşar.