Zerrin Özer, geçtiğimiz günlerde ayağını kırdığı haberleriyle gündeme geldi. Bir düğüne giderken şöförünün ani fren yapması sonucu ayağı koltuğa sıkışan Zerrin Hanım'ın sağ ayağı kırılmış ve ameliyat olma riski doğmuş. Ayağı bilekten dize alçıya alınan Zerrin Özer'in hali gerçekten bana "güler misin ağlar mısın dedirtmişti." Çünkü Zerrin Özer kah gülüyor, kah acı çekiyor, garip bir ruh hali içindeydi ayağının alçıya alındığı dakikalarda. Sanki 'ne olursa olsun gündem oldum, gündeme geldim, benimle ilgilenilorlar' der gib bir hali vardı sanki. Bunu yılların deneyimi ve birikimiyle söylediğimi de belirtmeliyim.
Derken Zerrin Özer'i bu kez Kastamonu Abana'da katıldığı bir festivalde gördüm. Aman Allah'ım ben daha önce de bunu söylemiştim diyerek yine 'güler misin, ağlar mısın' demekten kendimi alamadım.
Kastamonu'ya nasıl gidebildiği bir yana, konser alanına ambulansla getirilen ve tekerlekli sandalyeye alınan Zerrin Özer, daha sonra görevliler tarafından kulisine götürülüyor, dağ, tepe, bayır, çayır, merdivenler tırmanılıyor kah kucakta kah sandalyesinde tahtta taşınır gibi taşınan Zerrin Özer, yine karmaşık ruh halini yansıtan görüntüler sergiliyordu. Kah gülüyor, kah acı çekiyordu.
Asıl büyük bomba konser saati geldiğinde patladı ve belki de sanat tarihine altın harflerle yazılacak bir olay yaşandı. Çünkü Zerrin Özer durumu iyice abartıyor, duygusallıkla karıştırdığı acitasyonu festivale gelip, kendisini izleyecek olan seyircilere ve kamuoyuna damardan şırınga etmeye hazırlanıyordu. Bunu nasıl mı yaptı? Sahneye sedyeyle çıkarak. Evet yanlış okumadınız, Zerrin Özer belki de dünya sanat tarihinde ilk kez rastlanan bir olayın altına imza atıyor ve sahneye resmen sedyeyle çıkıyordu. Bir serumu, bir doktoru, bir hemşiresi ve bir de rahatsızlığının yazılı olduğu scan'i eksikti.
Sedyeden kendisi için özel olarak hazırlanan koltuğa geçen Zerrin Özer, bir şekilde konserini tamamladı.
Derken bugün yapılan açıklamada Zerrin Özer'in ameliyat riskinin ortadan kalktığı, alçıların iki haftaya kadar alınacağı bilgisi ulaştı haber merkezlerine.
Yalan söylemeye, riyakarlık yapmaya hiç gerek yok. Dolayısı ile ne yalan söyleyeyim ben bu ayak kırılma, alçı dümenine pek inanmadım. İnanacağım görüntüler yaşanmadı çünkü.
Yine de ne diyelim. Geçmiş olsun Zerrin Hanım....