Barbara Pensoy bu yaz trend renklerden kırmızıyı tercih ederken çiçeklerle de mekana şıklık kattı. Animasyonlu, led ışıklı dans pisti bu yaz Reina’da eğlenenlere renk ve coşku katacak… Karşısında ışıltılı bir İstanbul silueti, yanında ihtişamlı bir köprü ve önünde yakamozlu boğaz serinliği ile şehrin en güzel noktasında misafirlerini ağırlayan Reina kapılarını 18:00’de açıyor. Ufuk Akyıldız’ın müzik direktörlüğünü yaptığı Reina’daki restoranlar 19:00 itibariyle servis vermeye başlıyor. Club ise 22:00 -05:00 saatleri arasında hizmet veriyor.
Reina, bünyesinde yer alan restoranlarında bir değişiklik yapmadı. Başarılı şef Fahrettin Yemel'in hazırladığı Akdeniz ağırlıklı muhteşem lezzetler, misafirler tarafından büyük beğeni topluyor. Reina'ya gittiğimde en çok deneyip beğendiğim lezzetler arasında sıcak kuşkonmaz tart, salyangoz, yengeç eti, ızgara kuzu sırtı filetosu, dana eti bonfile, 'marsala' soslu steak şato, süt danası madalyonları, Endonezya usulü yaban ördek filetosu, kağıtta levrek balığı yer alıyor. Ayrıca şefin Reina şovu lezzetlere lezzet katıyor. Yaklaşık 8 senedir yaz sezonlarında Reina'nın içerisinde hep var olan restoranların başında gelen Dragon, bu sene de müdavimlerine hizmet vermeye devam edecek. Aynı zamanda 23 senedir Elmadağ Hilton'da da yer alan Dragon, Hong Konglu aşçılar tarafından hazırlanan leziz yemeklerini klasik Çin tarzında dekore edilmiş, ferah ve rahat bir ortamda, üstün bir servis anlayışı ile misafirlerine sunuyor. Dragon'nun sahibi Ergun Yücebıyık bu işi gerçekten çok iyi bilen bir işletmeci. Kışın Hilton'da yazın ise Reina'da doluluk oranları yüksek oluyor. Bu da Ergun'nun öngörürsünden kaynaklanıyor. Kanton ve Szchuan mutfağından yemeklerin yer aldığı geniş bir mönüye sahip olan Dragon'un spesiyalleri arasında çıtır ördek, sizzling çeşitleri, tatlı-ekşi soslu tavuk ve kızartılmış dondurmayı saymak mümkün. 1995 yılından bu yana Türkiye ve dünyaya Adana ve Tarsus yöresi mutfağının en seçkin tatlarını sunan Köşebaşı'nın Levent şubesi ne zaman gitsem kalabalık. Bu da kendilerinin ne kadar lezzetli kebaplar yaptığının, müşterilerine gösterdikleri ilgi ve ikramın kalitesinin bir belirtisidir bence. Köşebaşı Levent, gürültüden uzak bahçeli bir villa içerisinde yer alıyor.
Ağırlıklı olarak deniz ürünleri ile oluşturulan özel uygulamalarla dikkat çeken Blue Topaz ise, meze & balık konsepti ile farklı ve özgün bir tarz ortaya koyuyor. Mekanda, deniz ürünleri ile arası hoş olmayanlar için de alternatifler sunuluyor… Soğuk mezelerden; “Ilık Çim Çim Karidesli Roka Salata”, “Fava”, “Zencefilli Levrek”, “Mideyeli Lahana Dolma”… Sıcak mezelerden; “Etli Radika”, “Kimyonlu Baby Ahtapot”, “Gümüş Tava”… Ana yemek olarak; “Lagos Fırında”, “Tekir Tava”, “Fener Şiş”, “Istakozlu Bavetta”, “Karidesli Arpa Şehriye Risotto”… Et severler için “Kahve Soslu Bonfile”, “Enginarlı Tavuk”... Tatlılarda ise; “Sakızlı Panna Cotta”, “Portakallı Çikolata Kreması” gibi.. baştan çıkarıcı nefis lezzetlere dikkat…
HAYATIN İÇİNDEN
Cevahir City Brasserie…
Cevahir AVM’nin altıncı katında bulunan, modern ve minimalist bir yaklaşımda dekore edilmiş, gün ışığıyla aydınlatılmış huzur veren bir atmosfere sahip City Brasserie’de İtalyan mutfağından lezzetler tadabilir, günün yorgunluğunu kahve ve tatlı çeşitleriyle atabilirsiniz.
Sevdiklerinizle keyifli sohbetler yapmanıza imkan tanıyan ferahlatıcı dekorasyon ve ambiansıyla City Brasserie’de salata, mkarna, risotto, pizzalar, tatlılar, kahve çeşitleri ve alkollü içecekler deneyebilirsiniz.
ANTAKYA LEZZETLERİ
Jale Balcı, yeni kitabı ‘Antakya ve Yemekleri’ ile kültürel mirası ve yöresel lezzetleri meraklıları ile buluşturdu. Antakya’nın zengin mutfağından çıkan birbirinden özel yöresel yemeklerin, pratik ve nefis tariflerin yer aldığı “Antakya ve Yemekleri” raflardaki yerini aldı.
Yemek ve mönü tasarımcısı, yazar Jale Balcı, bu kez farklı bir kitap ile karşımıza çıkıyor. Hem Antakya mutfağını tanıtarak birbirinden lezzetli yöresel yemeklerini paylaşıyor, hem de bizi bu antik kentin tarihinde, sokaklarında, evlerinde, köylerinde gezdiriyor. Her sayfasında Antakya’nın tarihi dokusundan parçalar, mitolojik olaylarından öyküler ve eşsiz tatlarından izler bulacağınız “Antakya ve Yemekleri” kitabını elinizden bırakmak istemeyeceksiniz.
Bu özel kitapta Abagannuç, Tepside et, Peynirli künefe gibi Antakya deyince olmazsa olmaz lezzetlerden, Maklube, Mreyşuşi ve Patates köftesi gibi yemeklere kadar birbirinden nefis altmış farklı tarif bulunuyor. Yaklaşık dört yüz Antakya yemeği arasından seçilen bu lezzetli tarifler, evde kolaylıkla Antakya sofrası hazırlanmasını sağlamaları ile dikkat çekiyor. Kitabı elinize aldığınızda ise sadece yemeklerin tadına bakmak değil, eski zamanlarda Antakya’da olmak ve o tarihi dokuyu hissetmek de isteyeceksiniz.
GÜLLÜOĞLU’NDA KAHVALTI
İster hafta sonu uzun uzun, isterseniz de hafta içi tadına doyulmaz açık büfe kahvaltıları… Günün en önemli öğünü kahvaltıda, simidin eşsiz tadıyla, ince belli bardakta sıcak demli çay keyfini kaçırmamak için Nejat Güllü’nün Güllüoğlu restoranlarına uğrayabilirsiniz!
Baklavalarının yanı sıra diğer tatlı ve tuzlu çeşitlerini de dünya ile buluşturan Güllüoğlu’nda yapılan kahvaltılarda kendine özgü yerli peynir çeşitlerinden zeytinlerine, bal kaymak ikilisinden reçelleriyle kahvaltılar yapmak mümkün. Güllüoğlu’nun kahvaltı sofrası elbet bunlarla sınırlı değil! Yumurtanın her çeşidinden taze ve leziz zeytinyağlılara, Kâğıthane Güllüoğlu Üretim Tesisi’nde hazırlanan tatlılarından fırınından çıkan unlu mamullerine kadar her çeşit çay, kahve ve sıkma meyve sularının da bulunduğu açık büfede sevdiklerinizle rahat ve tadına doyulmaz kahvaltılar sizleri bekliyor. Kağıthane, Pendik, Ümraniye, Fulya, İzmit ve çok yakında Bursa’daki Güllüoğlu şubelerinde bu eşsiz açık büfe kahvaltılar sizleri bekliyor.
Antik Cisterna'da Cumartesi Geceleri
Sultanahmet Antik Cisterna'da Muhteşem Cumartesi Geceleri…1500 yıl öncesi tarihi dokusuyla, Müze Restaurant Antik Cisterna, Cumartesi gecelerini lezzet, müzik, dans ve tarihle süslüyor.
Antik Cisterna’da Bizans – Osmanlı ve Türk mutfağının günümüze etki eden değişik lezzetlerini tadacak, gitar eşliğinde Dünya müzikleriyle eğlenecek, Loretta’nın muhteşem dans gösterileriyle büyüleneceksiniz. Şehrin kalabalığından sıyrılıp zaman tünelinde İstanbul’un yeraltındaki hazinesine doğru ilerleyin!