Yazın gelmesiyle magazin dünyasının aşk trafiği fena halde karıştı. Ayrılanlar, yakalanalar dengeleri fena halde bozdu. Kim kiminle aşk yaşıyor, şu an için çok da kesin değil aslında. Yaz ayları aşk aylarıdır. İlişkilerin temelleri aşağı yukarı bu zamanlarda, yani libidonun yüksek olduğu, işe güce ara verilen bu dönemlerde atılıyor. Yaşanan yaz aşkları, uzun soluklu olur mu, olmaz mı bunu en iyi zaman gösterecek. Bakalım kimler yaz aşklarıyla el ele tutuşup, İstanbul’a gelecek. Kimler yaşadıklarını tatil yörelerinde bırakacak. Kafaların karışması çok da normal aslında. Her gün birileri sağda solda yakalanıyor. Şimdi merak edilen isimlere şöyle bir bakalım; Şahan Gökbakar yazın bitiminde kiminle karşımıza çıkacak?.. Ayşe Özyılmazel’le mi, Berrak Tüzünataç’la mı?.. Kenan İmirzalioğlu İstanbul’a kimle dönecek?.. Nehir Erdoğan’la mı, yoksa İzmirli manken Kardelen Ergin’le mi? Aysun Kayacı cephesinde işler biraz daha net sanırım. Güzel oyuncunun adı bir çok isimle anılıyordu ki, o Türkbükü'nde, yeni sevgiliyle, denizde öpüşürken görüntülendi. Demek İstanbul'a geleceği ismi belirlemiş durumda. Daha yaz bitmedi. Bu liste daha çok uzar, kafalar da karışmaya devam eder. Aslında magazin dünyasının haber başlıkları, yaz aylarındaki bu olaylarla atılıyor ve bunun devamı kış aylarında, İstanbul'da devam ediyor. Teknede yakalanalar, denizde sarmaş dolaş eğlenenler, gece kulüplerinde sabahlayanlar, 2011 yılı magazin gündeminin temellerini şimdiden atıyor. Bu yaşanan olaylar da unutulmasın. En masum taraf magazin basınıdır. Kimseyi, kimseyle zorla bir yere götüren yok. Meslektaşlarımız bu sıcak yaz aylarında, Bodrum'da, Çeşme'de görevlerinin başında. Yaptıkları tek şey görüntü almak ve fotoğraflamak. Yani mış'la muş'la yapılmıyor haberler, dikkat ederseniz. Yaşayan, atlayan, zıplayan kimler, çok belli. Her şey gazetecilere mal edilmesin, bu çok yanlış olur. Ünlü isimlere şu konuda hak veriyorum: Evet, gazeteciler bir türlü kendileri rahat bırakmıyor. Bir düşünün biz olmasak kim bilir neler yaşanır. Çapkınlık tavan yapar.